Beyniniz hakkında 10 şaşırtıcı gerçek

Moderatörler: SuperMod, Moderator

<<

karınca

Kullanıcı avatarı

Admin
Admin

Böcük Kız

Böcük Kız
Üç Forumşörler

Üç Forumşörler
Forumun Hırsızı

Forumun Hırsızı

Mesajlar: 30753

Kayıt: 25 Eki. 2003 15:14

Konum: Alice Harikalar Diyarından..

 Teşekkür etti: 24 kez
 Teşekkür aldı: 24 kez
Ruh Hali: Çocuk Ruhlu-1
Nakit: 0.00
Banka: 1,941,408.37

Hayvanınız

Penguen-2

Mesaj 14 Nis. 2008 14:55

Beyniniz hakkında 10 şaşırtıcı gerçek

İngiliz bilim insanları Sandra Aamodt ve Sam Wang, yeni çıkan "Welcome to Your Brain (Beyninize Hoşgeldiniz)" adlı kitapta beyin ve sinir sistemine yönelik gözden kaçırdığınız, bilmediğiniz ayrıntıları sıraladı. İşte bu ayrıntılardan bazıları...


Beynin farklı noktaları ayrı faaliyetler için kullanılıyor.

1. Beyniniz, buzdolabınızın ampulünden daha az enerji tüketir

Beyin 12 watt gücünde enerji kullanır ki büyük boy iki muzdan elde edilecek enerjiye eşittir. Vücut ağırlığının sadece %3’ünü oluşturmasına karşın beyin bütün enerjisinin yüzde17’sini tüketir. Bu enerjinin büyük kısmı ise beynin bakım ve destek faaliyetlerine gider. Dikkatli ve yoğun düşünme esnasında harcadığınız enerji o kadar küçüktür ki fark edilmez bile.

2. Sık yaşanan jet-lag hafızaya zarar verebilir

Jet-lag sadece sinir bozucu olmakla kalmaz, eğer sık aralıklarla tekrarlanırsa beyin sağlığınıza zararlıdır. Sıklıkla kıtalararası uçuş yapan insanlar beyin hasarı veya hafıza zayıflığı yaşayabilirler. Muhtemelen bunun sebebi jet-lag sırasında çok fazla stres hormonu salgılanması ve bu hormonların beyin lobuna ve hafızaya zarar vermesidir.

Vardiya usulü çalışan insanlarda da benzer bir risk söz konusu olabilir. Çalışma saatlerinde sıklıkla meydana gelen değişiklikler, tıpkı sık yapılan uçak yolculukları gibi, strese neden olmakta bu da vücut ve beyin üzerinde hasar yaratmaktadır.

3. Gürültülü bir odada niçin telefon konuşması yapmak zordur?

Gürültülü yerlerde cep telefonuyla konuşmak zordur. Cep telefonunuz içinde bulunduğunuz odanın sesleriyle hattın diğer ucundan gelen sesleri karıştırmak suretiyle beyninizin işini zorlaştırmaktadır. Bu durumda beyniniz telefondaki arkadaşınızın sesiyle odadaki diğer sesleri ayırt etmekte zorlanmaktadır. Telefonunuzun mikrofonunu elinizle kapattığınız anda aslında içinde bulunduğunuz odadaki seslerin telefona girmesine engel olduğunuz için ses karışımına engel olmakta ve beyninizin işini kolaylaştırmaktasınız.

4. Video oyunları, aynı anda birden fazla işi yapabilmenize yardımcı olabilir

Dikkatinizi aynı anda birden fazla şeye yöneltebilme yeteneği pratik yaparak artırılabilmektedir. Bu konuda yapabileceğiniz pratik ise, pek çok hedefe ateş etmek zorunda kaldığınız bir video oyunu olabilir. Bu tür oyunlar dikkatinizi ekrandaki her alana yaymanızı gerektireceği için olayları çabuk kavrama ve çabuk reaksiyon verme konusunda egzersiz yerine geçebilir.

Tetris oynamak aynı etkiyi yapmaz çünkü tetris oynarken birden fazla noktaya aynı anda dikkatini yöneltmek yerine sadece bir tek parçaya odaklanmış oluyorsunuz. Ama bu şekilde bir düşünce tarzıyla çocuklara iyi bir örnek olmadığınızı da bilmelisiniz.

5. Beynin bir şaka merkezi vardır

Mizah denen şeyi tanımlamak zordur ama onu gördüğümüzde hemen tanırız. Mizahın tarifini yapmaya çalışan bir teoriye göre, mizah kendi içinde bir sürpriz unsuru içermelidir –bir sonraki cümlede ne olacağını bildiğimizi sandığımız halde esprinin kendisi bizi başka bir noktaya götürmelidir- sonra da vardığımız bu yeni noktayı önceden tahmin ettiğimiz noktayla karşılaştırarak yeni bir perspektif elde ederiz. Mizahın beynimizde algılanma şekli aşağı yukarı böyledir.

Fıkra anlatmanın ya da espri yapmanın bulmaca çözmekten farkı ise, günlük yaşamda her gün rastlamayacağımız türden ama kendi içinde tutarlı bir hikâyenin bulunmasıdır. Beyinlerinin ön lobu (bilhassa sağ lobu) hasar görmüş bazı hastalar, yapılan esprileri anlayamamaktadır. Genelde bunun nedeni, fıkra ya da espriye konu olan imajları yeni bir perspektifle değerlendirme aşamasında beynin normal fonksiyonlarını yerine getirememesidir. Bu türden insanlar, anlatılan bir fıkradaki hikâyeyi takip edebilir ama fıkranın sonunu nasıl bağlarsanız bağlayın asla komik bulmazlar.

6. O şarkıyı bir türü hatırlayamıyorsanız sebebi var

Bazen bir şarkı veya şarkının bir bölümü aklınıza takılır kalır, bir türlü hangi şarkı olduğunu hatırlayamazsınız. Çok sinir bozucudur gerçekten. Ama beynin ‘sıralı hatırlama’ ilkesi, hafızamızın işleyişi açısından özel ve kullanışlı bir göreve sahiptir. Her şeyi olay akışının sırası içinde hatırlamamız gerekir.

Herhangi bir kâğıda adınızı yazarken, sabahları çay demlerken veya akşam evinize dönerken hangi sokaklardan ve kapılardan geçeceğinize karar verirken bile beyniniz bu kurala göre çalışmaktadır.

Bu ‘sıralı hatırlama’ fonksiyonu sayesinde günlük işlerimizi sürdürebiliyoruz. Bir şarkının veya bir film repliğinin sadece bir parçasını düşündüğünüzde, beyniniz –anılarınızın arasında- bu bilgi parçacığını eşleştireceği bir olay dizini aramaktadır. Büyük ihtimalle beyniniz en sonunda bu parçacığı bulacak ve siz aklınıza takılan o şarkıyı hatırlayacaksınız. Ama eğer ‘aklınıza takılıp kalmış olması’ sizi rahatsız ediyorsa ve o anlık takıntıdan kurtulmak istiyorsanız, beyninize uğraşması için başka bir ‘sıra’ verin. Söz gelişi başka bir şarkıyı düşünün veya söylemeye çalışın. Muhtemelen beyniniz ‘dağınık hafıza kalabalığı’ içinde sizin yönlendirmenizle biraz daha kısa sürede sonuca ulaşacaktır. Umarız bu yöntemi denerken başka bir can sıkıcı şarkıya takılıp kalmazsınız.

7. Güneş ışığı hapşırmanıza neden olur

Parlak güneş ışığına bakan pek çok kişi hapşırır. Niçin böyle bir refleks vardır ve nasıl çalışır? Hapşırmanın temel fonksiyonu bellidir: sizin nefes yollarınızı rahatsız eden madde veya parçacıkların dışarı atılması. Hapşırmayı kontrol eden merkez beynin lateral medulla denilen bölgesindedir. Bu bölgenin hasar görmesi halinde hapşırabilme yeteneğimizi kaybederiz.

Hapşırma genellikle ‘rahatsız edici’ bir unsurun uyarısıyla tetiklenir. Bu uyarının beyinde ulaşacağı nokta ‘lateral medulla’dır. Bu bilgi beyne burnumuzdaki çeşitli sinirler vasıtasıyla iletilir. Bu sinirlerden biri de trigeminal sinirdir ve çok yoğun çalışan bir trafiğe aracılık etmektedir. Normalde parlak güneş ışığının yalnızca göz bebeklerinin küçülmesini tetiklemesi gerekirken burun kaşındırıcı impulsları ileten komşu bölgelerdeki nöronlar da aynı şekilde etkilenebilmekte. Gözbebeklerinin küçültülmesi sinyali bu nedenle bazen hapşırmaya neden oluyor.

8. Kendinizi gıdıklayamazsınız

Gıdıklanma konusunda duyarlı hastaları muayene ederken doktorlar hastanın elini kendi elleri üzerine yerleştirerek gıdıklanma hissine engel olurlar. Bu nasıl olmaktadır? Çünkü gıdıklanmaya ne kadar duyarlı olursanız olun, kendinizi gıdıklayamazsınız.

Bunun nedeni beynimizin etrafımızda olan bitenleri takip ederken pek çok hissimiz arasında en önemli olanları hissetmeye programlanmış olmasıdır. Mesela oturduğunuz sandalyeyi veya ayağımıza giydiğimiz çorabı –özellikle onları düşünmediğimiz sürece- hissetmeyiz ama omzumuza dokunan bir el hemen bizi irkiltecektir.

Beynin bu ‘hisleri ayırt etme’ fonksiyonunu sürdürebilmesi için bizim temasımızı başkalarının temasından ayırt etmeye yarayan bir sinyal üretmesi gerekmektedir. Bu fonksiyonu gerçekleştiren ise beyinciktir. Yaklaşık 110 gram ağırlığındaki bu organ, kendi eylemlerimizin yaratacağı hisleri tayin eden yerdir. Beklenen veya beklenmeyen reaksiyonları ayırt etme işi beyinciğe aittir.

Beyincikten gelen sinyallere göre, beyin bu hissin önemli olup olmadığına karar verir. Gıdıklanma hissi abartılmış bir refleks olmakla birlikte, eğer size dokunan gene size ait bir organsa, beyin bu gıdıklanmanıza değil, dokunduğunuz organdan (mesela elinizden) gelen hislere öncelik verecektir.

9. Esnemek beyni uyandırır

Esneme aktivitesini uyku hali veya sıkılmış olmakla ilişkilendirmemize rağmen esnemenin fonksiyonu uyandırmaktır. Esneme, daha fazla miktarda havanın ciğerlerimize dolmasına neden olacak şekilde kas gruplarını çalıştırır ve kanımızdaki oksijen oranını hızla yükselterek bizi uyandırır. Memeli hayvanlar ve kuşlarda da esneme vardır. 12 haftalık olmuş fetuslarda esneme olduğu gözlenmiştir.

Esnemenin, vücut tarafından tam uyanıklığa erişmek amacıyla başlatılan bir hareket olduğunu düşünün. Ve esnemek bulaşıcıdır. Odada bir kişi esnerse diğerleri de esnemeye başlar. Bunun nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, topluluk içinde birisi ‘uyanıklığa ihtiyaç duymuşsa’ herkesin ‘uyanık olması’ gerektiği şeklinde toplumsal bir içgüdüden kaynaklanıyor olabilir. Köpeklerin esnemesi, stresli bir durumda ‘rahatlatıcı’ etki yaratmaktadır. Köpekler esneyerek etrafındakileri ‘sakinleştir’. Huzursuzluk eden köpeğinizin karşısında esneyerek onu sakinleştirebilirsiniz.

10. İrtifa arttıkça beyin garip resimler görür

Pek çok dinin hikâyelerinde yüksek yerlerde görülen özel görüntüler anlatılır. Mesela Hz.Musa Sina Dağı’nda ‘yanan bir çalı’ görmüştü. Hz. Muhammed ise Hira Dağı’nda Cebrail’i gördü. Genelde anlatılan ruhsal deneyimlerde yabancı bir varlığın hissedilmesi (sesinin duyulması) bir şekil görme veya çeşitli ışık demetleri ve huzmeleri görüldüğü ve korku duyulduğu ortak olarak belirtilmiştir.

Buna benzer olgulara dağcılarda da rastlanır ki bunların pek çoğunun mistik kişiler olmadığını biliyoruz. Bunun nedeni genelde yerden yükseldikçe havadaki oksijen oranının düşmesi ve beyne daha az oksijen gitmesidir. 2 bin 400 metre yükseklik bu durumda bir sınır değer olarak kabul edilmektedir. Bu yükseklikten daha yukarı tırmanan dağcılar görünmeyen bir takım varlıkları hissettiklerini, kimisi ise yanlarındaki arkadaşlarının vücudundan ışık yayıldığını ve bazen sebepsiz yere korkuya kapıldıklarını bildirmişlerdir. Oksijen seviyesindeki düşmenin, beynin görsel ve duygusal sinyalleri kontrol eden bölümlerinde yavaşlama veya bozulmaya neden olduğu düşünülmektedir.


[alıntı]


(roll)
Aşkım da değişebilir gerçeklerim de
Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı
Yangelmişim dizboyu sulara
Hepinize iyi niyetle gülümsüyorum
Hiçbirinizle döğüşemem
Siz ne derseniz deyiniz
Benim bir gizli bildiğim var ..


...... Turgut Uyar ......

.............................. ><........................

Ağır ağır giden karıncaya sormuşlar. "Nereye gidiyorsun."
"Uzaktaki sevdama" demiş karınca.
"Bu ayaklarla zor gidersin" demişler.
"Olsun" demiş karınca.
"Ona varamasam da
YOLUNDA ÖLÜRÜM..!!"
Sepet
<<

xTARKANx

Hoşgeldin
Hoşgeldin

Mesajlar: 527

Kayıt: 12 Eyl. 2004 1:50

 Teşekkür etti: 0 kez
 Teşekkür aldı: 0 kez
Nakit: 40.69

Mesaj 16 Nis. 2008 2:49

üc vardiye calisiyorum Jet-lag durumu yani,beynimin önlopu hasar gördüki espri yetenegimi kaybetmeye basladim aca üc cocukla jet-lag durumu gibi hasar verebilirmi emraktayim.

Son zamanlarda kafaki saga sola sallayinca su dalgasi sesi duyar gibi oluyor iki sonu cikartabilirim
1.beynim sulandi
2.tatil yaklasdi ya beynim deniz dalgasi havasina erken girmis olabilir

Cep telefonuyla konusurken sesler kafatasimin icin de eko yapiyor.Iki sebebi olabilir
1.cep telefonumu 3d ses sisteminde calistirdigimdan dolayi sesleri yankili duyuyor olabilirim
2.boslukta ses yanki ve eko yapar acaba diyorum bir önceki sorunda sulanan beynim gecen gün hapsurdugumda burnumdan akip gitmis olabilirmi

Sürekli hayaller görüyum olmayan nesneler isiklar flas patlamalari gibi.iki sebebi olabilir
1.Cok yüksekte ve cok derinlerde (deniz dibi gibi9yükseklik yada derinlik sarhoslugu adi verilen oksijensizlikten kaynaklana bir halusilasyon olabilir
2.aklim bir karis havada bu yüzden fazla cereyanda kalip oksijen coklugundan sapitmis olabilir

nassin kanka yoksa fikirlerimi begenmiyormusun anladin sen onu.(ölümüne kankayi lalalalalalaaaaa)
Gidene dur denilmez ki
O zaten hic gelmemistir
Yasanan gercek asksa
O hicbir zaman bitmemistir
<<

Narish

Kullanıcı avatarı

SuperMod
SuperMod

Mesajlar: 9782

Kayıt: 27 Eki. 2003 1:15

Konum: Adapazari

 Teşekkür etti: 12 kez
 Teşekkür aldı: 2 kez
Ruh Hali: Çocuk Ruhlu
Nakit: 128.31
Banka: 2,565,125.85

Hayvanınız

Köpek-27

Mesaj 16 Nis. 2008 19:21

bana hic kaybetmis gibi gelmiyorsun espiri kabiliyetini yoksa yanlismiyim.. (ho)

:): :): :):
Sepet
<<

karınca

Kullanıcı avatarı

Admin
Admin

Böcük Kız

Böcük Kız
Üç Forumşörler

Üç Forumşörler
Forumun Hırsızı

Forumun Hırsızı

Mesajlar: 30753

Kayıt: 25 Eki. 2003 15:14

Konum: Alice Harikalar Diyarından..

 Teşekkür etti: 24 kez
 Teşekkür aldı: 24 kez
Ruh Hali: Çocuk Ruhlu-1
Nakit: 0.00
Banka: 1,941,408.37

Hayvanınız

Penguen-2

Mesaj 17 Nis. 2008 0:38

nassin kanka yoksa fikirlerimi begenmiyormusun anladin sen onu.(ölümüne kankayi lalalalalalaaaaa)


iyiyim kankaaaaaaaaa (kos3) sen nasılsın özledik valla :love

ayrıca espri yeteneğin sende azalmaz artar,tıpkı şarap gibi :eclipse

fikirlerini nasıl beğenmem, bende sen beni beğenmiyürsün ,neden foruma gelmiyörsün diye düşünüyordum ki meğer işlerdenmiş :mrgreen:

ölümüne gangayık :eclipse
Aşkım da değişebilir gerçeklerim de
Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı
Yangelmişim dizboyu sulara
Hepinize iyi niyetle gülümsüyorum
Hiçbirinizle döğüşemem
Siz ne derseniz deyiniz
Benim bir gizli bildiğim var ..


...... Turgut Uyar ......

.............................. ><........................

Ağır ağır giden karıncaya sormuşlar. "Nereye gidiyorsun."
"Uzaktaki sevdama" demiş karınca.
"Bu ayaklarla zor gidersin" demişler.
"Olsun" demiş karınca.
"Ona varamasam da
YOLUNDA ÖLÜRÜM..!!"
Sepet

Dön Nabız Kontrol

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir

cron
Powered by phpBB © 2007 phpBB Group. Theme Designed by ST Software Editing byKarinca.org.
Türkçe çeviri: phpBB Türkiye
Phpbb Seo- Anti-Spam ACP