Mesaj 18 Tem. 2007 11:02

Felsefe....

Arkadaslar bilmiyorum dogru yere mi kopyaliyorum bu yaiy, okuyunca o kadar hosuma gitti ki benim icimden gecenleri yazmis sanki yazan kisi, o yüzden ekliyorum konu umarim yanlis yöne cekilmez :gül


- Adam olmayacaksınız siz! Felsefeyi anlayın, felsefeyi! Kapiş?
- Okey patron…
- Rakip medya ne yazarsa, siz bir adım ilerisini yazacaksınız.
- Tamam patron…
- Haberi kaçırdık, maçırdık, anlamam. Her zaman en önde biz olacağız…
- Anladık Attut Abi…
- Gündemde ne var?
- Selülit haberleri 1. sırada abi.
- Ne yapmış rakiplerimiz en son?
- Selülitli birini bulup kapak yapmışlar…
- Eveeeet… Ne yapıyoruz hemen? Hemen daha selülitli birini bulup onları geçiyoruz. Felsefeyi anlayın, felsefeyi! Kapiş?
- Hazırda selülitli biri yok Attut Abi. Arkadaşlar hemen sahile indiler.
- Söyle çabuk olsunlar. Selülitli birini bulamazlarsa şöyle irinli, sivilceli, cerahatli biri de olur.
- Kıllı biri var abi, olur mu?
- Olur, olur. Kıllarına yakın çekim yapsınlar. Onlardan geri kalamayız. Felsefeyi anlayın, felsefeyi! Kapiş?
- Kapiş Attut Abi.
- Başka ne yazmışlar bakalım?
- Turistlere asılanlar…. Metresiyle basılanlar….. Seviyeli ilişkiye başlayıp gırtlak gırtlağa ayrılanlar…
- Tamam. Geçen hafta bir habere başlamıştık, ne oldu?
- Şu yanında bir sarışınla yakaladığımız ünlü iş adamı mı?
- Evet…
- Hani “çapkın kurt, yeni kuzusuyla” diye başlık atmıştık…
- Evet, o işte…
- Sorma Attut Abi. O kız adamın kız kardeşiymiş. Yurtdışından yeni gelmiş. Ondan daha önce görmemişiz…
- Olacak o kadar… İçki içmişler mi, içki?
- İçmişlerdir her halde.
- O zaman, “sarhoş olup dağıttılar” diye yazın…
- Dağıtmamışlar Attut Abi. Arabayı da şoförleri kullanmış…
- Peki sarışının selülitleri de mi yokmuş?
- Pantolon giymişti abi, göremedik.
- Kıllarını da aldırmış mı? Bıyık, sakal, yok mu bir şey?
- Valla, bakmak hiç aklımıza gelmedi abi.
- Adam olmazsınız siz! Her görüntüden manşet olacak bir şey çıkartacaksınız. Onlar yazarken, biz nal mı toplayalım? Ne yakalarsanız yakalayın, bunu nasıl iğrenç, mide bulandırıcı hale getirip onları geçeriz diye düşüneceksiniz. Felsefeyi anlayın, felsefeyi! Kapiş?
- Kapiş Attut Abi…
- Yeni gelen fotoğrafçı çocuk nerde?
- O daha uzun bir süre gelemez abi. Üç gündür ünlü bir şarkıcının yatak odasını gözetliyordu. Dün gece ağaçtan düşmüş, iki ayağı da alçıdaymış…
- Beceriksiz çocuk! Artık ağaç mı kaldı? Bu kadar teknolojiyle bir yatak odasını gözetleyemiyor musunuz? Kafanızı çalıştırın biraz… İlkel yöntemleri bırakın… Bu uğurda gerekirse komşuya, gerekirse uyduya… Felsefeyi anlayın, felsefeyi! Kapiş?
- Kapiş abi.



- En son hangi haberleri yayınlamışlar?
- Bir haftadır aynı Attut Abi… Her yerde şu kaza geçiren rockçı çocuğun haberleri var…
- Kim önde?
- Herkes aynı yerde abi.
- Farklı bir şey yazan yok mu?
- Yok abi…
- Mutlaka farklı bir şeyler yazmalıyız! Onları geçmeliyiz! Bu çocukla ilgili hiç farklı bir spekülasyon yok mu?
- Yok abi…
- Hayranları kimlermiş? Biraz onları kurcalayalım…
- Hayranları çok farklı Attut Abi. Her yaştan, her kesimden hayranları var. 70’lik ninesinden, 18’lik gencine, küçücük çocuklara kadar… Büyüğü de seviyor, küçüğü de. Kadını da, erkeği de… Her ailenin oğlu olmuş neredeyse…
- Yok ya?
- Evet abi. Arkasından tanıyan tanımayan herkes dua ediyor. Toplanıp Kur’an okuyanlar mı istersin, mevlüt okutanlar mı… Toplanıp şarkılarını söyleyenler… Toplanıp yürüyüş yapanlar… Bara gideni de var, camiye gideni de…
- Tamam tamam, kes. Konserlerinde hiç olay çıkaran yok mu? Sarhoş olmamışlar mı?
- Olmuşlar ama, daha çok mutluluk sarhoşu olduklarını söylemişler...
- Nasıl yani? Sağa sola saldırmamışlar mı? Kendilerini kesip doğramamışlar mı?
- Sağa sola saldırmamışlar da, konser çıkışı yanlarında kim varsa, sevgiyle sarılmışlar… Bunlar biraz tuhaf abi. Bir kısım hayranları kendilerine “bag” adı vermişler…
- Bak bak… Neymiş o?
- “Barış’ı Anlayanlar Grubu”… Kendilerine özgü felsefeleri varmış… Sevgiden, barıştan, dostluktan, insani değerleri yaşamaktan ve yansıtmaktan falan söz ediyorlarmış…
- Bırakın onların felsefesini. Siz bizim felsefemizi anlayın… İşe yarar bir şey yok mu? Ailesiyle ilgili en son ne var?
- Annesinin avucunda bir bukle saç varmış…
- Saç mı? Tamam işte. Hemen yazın: “Rockçı çocuğun annesi, yanındakiyle saç saça, baş başa girdi.”
- Yok Attut Abi, saçlar oğlununmuş… Hatıra diye…
- Tamam tamam, uzatma… Babasında neler var?
- Babası çok doluymuş. Hastanenin önünde herkese bir konuşma yapmış yüksek sesle. Sesini herkese duyurmaya çalışmış…
- Sesini duyurmak mı? Tamam işte, yazın: “Rockçı çocuğun babası da meşhur olmak istiyor. “Bana kaset çıkarın” dedi.”…
- Yok abi, öyle değil…
- Başka neler var?
- Kazayla ilgili haberler var… Kesin rapor henüz yok…
- Tamam yazın: “İçti içti, bastı gaza, çok geçmeden geldi kaza ”
- Hastanede alkol çıkmamış abi…
- Yanında kim varmış peki?
- İki tane bayan…
- Oh oh, hem de iki tane… Yazın:…
- Yok abi, öyle değil. Daha önce hiçbir kızla uygunsuz bir şekilde görülmemiş. Biri zaten 7 yıllık kız arkadaşıymış. Göz önüne çıkmamış… Doğum günü için…
- Tamam tamam. Biz TRT habercisi değiliz. Neyse ne. Derdimiz kimsenin yazamadığı, kimsenin aklına gelmeyen spekülasyonu bulup yazmak… Felsefeyi anlayın, felsefeyi! Kapiş?
- Kaza raporu gelmiş Attut Abi. Alkol yok, direksiyonda kızlardan biri varmış, kavşaktan geçerken…
- Tamam, tamam. O zaman başka bir şey buluruz… Bu olaydan da bomba gibi bir şey çıkarıp onları geçmeliyiz. Düşün… Düşün…. Kesinlikle rakiplerimize fark atmalıyız. Halkın dikkatini kendimize çevirmeliyiz. Düşün… Düşün… Yani şimdi ne bu çocuğun, ne hayranlarının, ne ailesinin elle tutulur bir açığı yok dikkat çekecek, öyle mi?
- Öyle görünüyor patron…
- Peki, o zaman bunu başka yolla yapalım… Bu haberi verenlerin hiç açığı yok mu?
- Nasıl yani abi?
- Basbayağı…
- Bütün tv’ler bu haberi 1. sıradan verdiler abi…
- Ne dedin? 1. sıradan, öyle mi?
- Evet abi… Bütün millet önce hastaneyi doldurdu geceden, sonra da Amasra’yı… Herkesin gündeminde bu var. Dedim ya, herkesin evinden biri gibiymiş abi…
- Tamam. Normal haberlerde başka ne vardı?
- Niye abi?
- Söyle sen. Başka hangi haber vardı?
- Şehit heberleri vardı abi. Her zamanki gibi, seçim haberleri…
- Şehitler mi? Hah, tamam işte! Sonunda bulduk! Yaşasın! Rakiplerimizin açığını bulduk! Yine biz öndeyiz…
- Neyi bulduk Attut Abi?
- Neyi olacak, kurtuluşumuzu bulduk. Ne yazacağımızı bulduk… Bakın gördünüz mü, nasıl yine ne yapıp edip öne geçeceğimizi bulduk! Nasıl rakiplerimizi gömeceğimizi! Nasıl ilgiyi üzerimize çekeceğimizi!

Demek şehit haberleri varken, bunlar, bu çocuğun haberini 1. sıradan girdiler. Görüyorsunuz değil mi? Şehit haberlerimiz dururken, rakiplerimiz bu çocuğun haberini 1. sıradan vermişler. Bu ne demek! Şehitlerimiz bu çocuk kadar önemli değil demek! Ne kadar ayıp değil mi! Ne kadar günah! Ve ne kadar da çirkin! Zavallı şehitlerimiz dururken… İşte bu medyanın gerçek yüzü! Neden? Sorarım size, neden? Çünkü;
O çocuğun gözleri sürmeliydi, askerimizde sürme yoktu çünkü…
O çocuğun saçları uzundu, askerimiz ise asker traşlıydı çünkü…
O çocuğun tırnakları uzundu, askerimiz kısa keserdi çünkü…
O çocuk sıfır kol giymişti ve başı açıktı, askerimiz ise üniformalıydı çünkü…
O çocuğun arabasında pet su şişesi vardı, askerimizin matarasında su bile yoktu belki çünkü…
O çocuğun yanında iki tane kız vardı, askerimiz ise dağ başında yalnızdı çünkü…

Yazık değil mi bu çocuklara! Bu çocuklar, hain düşmanla kıyasıya çarpışıp dururken, canı kanı pahasına bu yurdu savunurken, şu rakip medyanın yaptığına bakın! Bu mu gazetecilik! Bu mu habercilik! Bu mu insanlık!
- Bravo patron… İşte bu tutar…
- Tutma mı? Tutar tutar… Felsefeyi anlayın, felsefeyi! Kapiş?
- Kapiş Attut Abi, kapiş… Bu sefer gerçekten kapiş…
- Hadi iş başına şimdi. Dağılın!

- Kim o? Kim geldi?
- Ben geldim, Attut Beyim…
- Ooo, erkencisin Fatik Hanım. Daha evden çıkmadım. Hatta yeni kalktım. Ben de bizim çocukları bekliyordum. Şu haber bir çıksın, bugün kutlama yapacağız. Sen bugün sadece temizlik yap, akşam için yemek yapma. Bütün gece dışarıdayız…
- Ben de kapıya iliştirilmiş bir yazı buldum da beyim, siz çıkmadan onu vereyim dedim…
- Yüzüm gözüm sabunlu Fatik Hanım, sen bir zahmet oku bana. Okuman var değil mi?
- Az biraz var beyim. Okuyayım:

Hoş-ça-kal- pat-ron … So- nun-da a-dam ol-duk… Sı-nır-la-rı-mız-da ev-lat-la-rı-mız can ve-rir-ken, biz mil-le-tin ba-cak a-ra-la-rıy-la uğ-ra-şa-ma-yız. İn-san-lı-ğı-mız-dan u-tan-dık. Dür-bün-le-ri-mi-zi si-ze bı-ra-kı-yo-ruz. Si-ze i-yi rönt-gen-le-me-ler.

Biz fel-se-fe-yi an-la-dık, fel-se-fe-yi! Ka-piş?

dizifilm ekibinden zirkon isimli üye'den alintilanmistir..
Forumdaki tüm konular KARINCA BOARD'a aittir..! İzinsiz başka yerlerde kullanılamaz..!

Resim
Ayni dili konusanlar degil, ayni duygulari paylasanlar anlasir.