Dostluklar ...
Denizlerin ortasındaki bir adayla, dagların arasındaki göl, birbirinden uzak dostlardır...
Dostluklarını gündüz kuşlarla, gece yıldızlarla iletirler birbirlerine...
Sessiz Dostluklar vardır...
Dilsiz bir adamla, duymayan bir başka adamın elleri arasında sessiz bir dostluk oluşur...
Herşeyden konuşur bu sessiz eller...
Uzun Dostluklar vardır...
İkindi güneşinin altında uzayan gölgeler birbirlerine kavuşurlar
ve uzun boylu bir dostluk oluşur aralarında...
Günün birinde ölen dostluklar vardır...
Bir bahçe içindeki ahsap ev ile yanıbaşında duran ceviz ağacının dostluğu gibi...
Bir gün kocaman elli adamlar ve kocaman gövdeli makineler o bahçeye girip de,
bir süre sonra evin ve ceviz ağacının yerinde asık suratlı binaların yükseldiği zaman ölen dostluklar...
Vakitsiz Dostluklar vardır...
Bir peçete, bir kağıt mendil vakitsizce dostu oluverir gözlerimizin...
Ya da ayrılırken verilen bir dal karanfil ellerimize o anda gelen dostluktur...
Bakımsız dostluklar vardır...
Zaten var, zaten dostuz deyip yıllarca bir telefonun,
bir kaç cümlelik mektubun bile çok görüldüğü dostluklar...
[alıntı]

Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı
Yangelmişim dizboyu sulara
Hepinize iyi niyetle gülümsüyorum
Hiçbirinizle döğüşemem
Siz ne derseniz deyiniz
Benim bir gizli bildiğim var ..
...... Turgut Uyar ......
.............................. ><........................
Ağır ağır giden karıncaya sormuşlar. "Nereye gidiyorsun."
"Uzaktaki sevdama" demiş karınca.
"Bu ayaklarla zor gidersin" demişler.
"Olsun" demiş karınca.
"Ona varamasam da
YOLUNDA ÖLÜRÜM..!!"





















News