Ahh! eski günler…

2010
04.10

Çocukken yaptığımız yolculuklarda,öyle güzel manzaralara şahit oldu ki bu gözlerim,şimdi aynı yerde gördüklerimi bulabilir miyim diye düşünüyorum.
Herşeye duygulanıp üzülen bir bünyeye sahip olduğumdan, çocukluğumdaki güzelliklerin çoğunu kaybettiğimizi gördükçe çok ağlarım,şimdi olduğu gibi (:
Annemle babam bazen gençliklerini anlatırlar ve “ahh ne günlerdi” derler,onları ben bile yirmialtı senelik yaşımla öyle iyi anlıyorum ki artık.Nerde o eski hayatlar diyorum iç çeke çeke.

Tatile giderken yol boyunca içimize dolan çiçeklerin kokusunu şimdi hiçbir yerde alamıyorum mesela,en basit; evde pişirdiğimiz keklerin kokusu bile değişik geliyor artık bana.
Ne yediğim ekmeğin tadı eskisi gibi , ne de peynirin ve zeytinin.
Oysa bakkaldan aldığımız ekmekleri eve götürene kadar yememek için zor tutardık kendimizi.Şimdi herşey plastik gibi  geliyor bana.Ne soluduğumuz hava temiz,ne de duygularımız artık.
Düşünüyorum,hayatımızdaki amacımız sadece okumak,başarmak,kazanmak ve yiyip içmek miydi acaba? Hiç bu arada yaşadığımız yeri korumayı düşünemedik mi ? Belki asıl olan oydu da farkedemedik koşuşturmaktan.
Çok üzgünüm,ne desem içimdekileri anlatamıyorum şimdi.Keşke sihirli bir değnekle herşey doğal haline dönebilse.Bilgisayarın var oluşundan bile vazgeçerdim dünya düzelsin diye.Yeter ki birşeyler bozulmamış olsun hayatta ve içimizde.
Geçen forumda Narişim demiş ki” artık mevsiminde yemeğe çalışıyoruz sebzeleri,meyveleri”.Buna çok içim acıdı.Yani herşey yapaylaştı,halbuki bir düzeni vardı hayatın;kış ve yaz sebzeleri,meyveleri diye.Ama şu meşhur ” damak tadı” adı altında kazanılan haksız para uğruna hayatımız ne hale gelmiş.
Organik üretim ve satışlara güleyim mi ağlayayım mı o başka yara içimde.Eskiden herşey doğaldı ve ekstra ücret ödenmiyordu.Kavanozlarda sadece salçayı alırdık ve yiyeceklerin hiçbiri konserveye dönüşmemişti.
Şimdi marketlerin rafları teneke kutularla dolu ne yazık ki.
Sırf iki kuruş daha kazansınlar diye insanların sağlıklarını hiçe sayanları hormon dolu bir odaya tıkıp, içeriye de suni gübre ve yem atıp “ne halleri varsa görsünler” demek istiyorum.Acaba bir ay sonra odayı açtığımızda daha büyük popolu veya kafalı insanlar bulabilir miyiz merak ediyorum ? Hormon ve suni beslenme ile nasıl bir bedene sahip olmuşlar görmek isterdim.
İnsanların önlerine önce parlak parlak güzellikleri sunup daha sonra yıpranmış bir bedene gerekli hakları tanımayan şu hayatın içine bir de ben tükürmek istiyorum izninizle.
Hayatın tutulacak yanı kalmamışken ,arsızca yaşamaya devam etmek üzere yatağıma gitmek istiyorum artık.Derin derin şu güzel dünyamızı düşünerek iç açıcı rüyalarıma dalmak istiyorum bir an önce.
Hiç bir nesil şu hayatı anlayamadı sanırım,bizden sonrakiler tamamen içine edecekler galiba.
Ben de daha fazla kendimden geçip sağa sola küfretmeden yatayım en iyisi : p

One Response to “Ahh! eski günler…”

  1. mavi-atlas diyor ki:

    ne kadar dogru yazmissin Ebru’um,yüregine kalemine saglik..gecenlerde arkadasim anlatmisti..Antalya ya akraba ziyaretlerine gitmisler..seralari varmis..kahvaltiya kadin domates toplamis..serasindan..sofrada demis ki,yiyin yiyin bunlar zehirsiz olani,zehirliler ayri..onlar satilcak olanlar demis..ne kadar üzücü..bile bile bizleri zehirliyolar. :( bende senin gibi dsünüyorum,ben biraz daha iyiydim,cocuklarim biraz daha kötü zamanda yetistiler..acaba torunlarimizi neler bekliyo..acikcasi düsündükce bile ürperiyorum..

Your Reply